Sahipsiz Dizeler

Zaman zaman karaladığım satırları burada toplu bir şekilde yayımlamayı düşünüyorum. İşte o karaladığım dizeler:

***

senli düşler kurdum yine dün gece
iyi geceler dedim de öptüm gözlerinden
sonra sımsıkı sarıldım sana
huzur veren o gülüşünle kapattım gözlerimi

***

dilim varmaz derdimi anlatmaya
anla işte lisan-ı halimden
anla işte
derdim de sen dermanım da

***

dün, adın geçti bir filmde
oturdum, ağladım bilmiyorum ne kadar
kirpiklerimde hissettim seni
parmak uçlarım sızladı seni düşünürken

***

dudaklarıma bi’ ıslık dolanır böyle gecelerde
bilindik bir melodidir aslında
sebebi de bellidir
ama saklarım kendimden bile
biri gelir de alıverir yoksa

***

Ve yıllar sonra şöyle diyeceğim:
Ayaz bir kasım akşamıydı,
Tutuverdin ellerimden;
Üşüdüm demiştin.
Sonra da hiç bırakmadın.

***

sen de sevsen ya beni
ne bileyim
bul bir bahane
eylüldü soğuktu de mesela
tutuver ellerimden
hüzün değil de mutluluk olsun eylül

***

gönlümde ihtilal var azizim / Leyla’ nın devri bitti / Şirin’ in devri başlıyor şimdi

***

Biri olur hayatımızda; onun verdiği huzur, tüm huzursuzlukları unutturur.

***

Aslında pek sevmem yağmuru ama senleyken sevilmeyecek bir şey bulamıyorum, dedi; bir şeyler düğümlendi boğazımda, zaman durdu sanki.

***

yapma be arkadaş
nasıl unutayım ki onu
saçlarımdan öptü, sonra gözlerimden
nasıl unutayım ki
bu, ölüm gibi bir şey değil mi

***

o kocaman kocaman gözlerinle bakma
demiştim gözlerimin tâ içine
al işte, bulduk sevdamızı

***

Değer verince değersiz, umursamayınca vazgeçilmez oluyorsun; bu işte bi’ terslik yok mu azizim?

***

kağıttan uçak yapamaz / sol anahtarı dahi çizemezdi / bu kızcağızı ne diye üzdün ki sen

***

aniden, hiç yoktan düşüyorsun aklıma
herkesi ve her şeyi siliyorsun her zamandan
kanım çekiliyor sanki
sevda dedikleri bu olmasa gerek

***

tuttu ellerimden / baktı gözlerimin tâ içine / sevsen ya beni, dedi / benim seni sevdiğim kadar / sevsen ya beni

***

çok sevdiğim bu şehir ,bu Ankara / şimdi sensizliğin başkenti / gel şehrimize / gel, yetsin bu hasret / gel de aşk olsun Ankara

***

Gel, otur şöyle de iki çift laf edelim. Benim adamlığım, senin insanlığın söz konusu olsun.

***

Sen benim her şeyimsin ama ben senin… Söylesene, neyinim senin? Bilirim, seversin yağmuru; yağmuru sevdiğin kadar sevsen beni.

***

sevmek / seni sevmediğini bile bile / sevmek / varlığınla onu rahatsız ettiğini bile bile / sevmek / sevmek işte bu azizim

***
gönül defterine iki aşk hikayesi yazılmış
bir hikayede âşık rolünde diğerinde mâşuk
şimdi, n’eylesin bu Mahmut

***
varlığın bile yetmezken
şimdi bir gitmek türküsü var dilinde.
gitme, kal diyebilsem
ve sen gitmesen.
özlemesem o gülümsemeni
olmaz mı?

***

Her bir sokağı sen çıkmazına varan bu şehir sevilmez mi? / Her bir şeyi senin şerefine, adına yazılmış bir şiir gibi. Ve…

***

seninle bir ömrün hayalindeyken ben / sen bir “an” bile… / neyse / hep yaptığın gibi / umursama

***

Cüzdanın birazcık bile kabarıksa -sen kendine yakıştıramasan da- zeki, karizmatik, yakışıklı ve esprili gibi birçok özelliğe sahipsin; aksi durumda sadece “iyi” bir insansın.

***

Bütün yapıp etmeler boşunadır; söylenecek söz kalmaz bazen, söylesen de ne bir değeri ne de tesiri vardır. Öyle; çaresizce, herhangi bir çözüm bulamadan… Sonra… Sonrası falan yok işte.

***

Gelsen

***

ben bi’ çakıl taşı
alıver avuçlarına
yalvarırım
bırakma

***
öyle ahım şahım bi’ sevgi değildi istediğim
kedi yavrularını sevdiğin kadar
herhangi bir çiçeği sevdiğin kadar
ya da yağmur sonrasındaki toprağı sevdiğin kadar
sevseydin

***
âh Leyla
o gülümsemen değince gözlerime
mavi bir sen kaplar içimi

ben sana Mecnun
sen benden bîhaber

***

Yüzdeki gülümsemeyi değil gözlerdeki hüznü anlayabilene/sorana…

***

Bir insana değer verdiğini göstermenin birçok yolu vardır; lakin bunu anlayabilene, anlatabilene…

***

adı konmamış aşkların
ayrılıkları
ve adı konmamış hasretlerin
vuslatları
isimsiz bir vedanın
tarifsiz hüznü

***

-Sen gerçek anlamda iyi misin?
-İyiyim; ama biraz özlem var, o kadar.
-Özlem hep olur, tâ ki özlenecek başka biri bulunana dek.
-Ben uzunca bi’ süre başka bi’ canlıyı özlemek istemiyorum.

***

Çokları soruyor:
-Adı ne?
Nihayet biri:
-Aşkın isme ihtiyacı yok zaten.
Evet, ismine aşık değilim ya!

***

mutluluk
sadece anlamını yitirmiş bir kelime

yalnızlık
mutlak bir yalnızlık
inkar edilesi bir yalnızlık

ve ne garip bir duygudur
yaşamayı özlemek

***

Şehirde bir bayram havası,
kuşların sesinde bir neşe…
Bahardan kalma bir gün…
İnsanların yüzünde bir tebessüm;
Muhabbetler daha koyu, daha sıcak.
Şehrimdesin ya!..

***

uçurumun kenarında
bir adım ötesi

bir adım gerisi
bir sonsuz döngü içindeki çaresizlik
uçurumun kenarında

***

şu kış günü olacak iş mi bu
hani ilkbaharda olurdu bu
çiçekleri kuşları falan suçlu gösterirdik en azından
şimdi suçlu da bulamayız
şu kış günü olacak iş mi bu

***

susmak bazen en iyisidir
bazen kabullenmek
bazen bir reddediş
bazen de yazık ki umursamazlık
susmak bazen en iyisidir
ve susmak öyle yakışıyor ki sana

***

laf salatasına gerek yok
umudumsun sen benim
gerisi hikaye

***

Sen Olmayınca

***

bir selamına
gençliğimden geçerdim oysa
bir selamın
bahanesi olurdu nefes alışlarımın
bir selamın bile
yokken şimdi

***

Ankara’ da …

***

küçük bir merhaba
-geçmişten gelen-
bütün yaşanmışların izini taşıyan
ve yaşanamamışların pişmanlığı
basit bir merhaba
yaşanacakların müjdecisi

***

kara sevda falan değil bu bendeki
kara, korkunun rengidir
kara, umutsuzluğun rengidir
kara, “o”nsuzluğun rengidir
mavidir benim sevdam
masmavi
mavi, sonsuzluğun rengidir

***

sahte bir gülümseme
yalan sözler
“sen benim için…” martavalları
hepsine birden ne demeli

***

her gece
uykuya sen düşüncesiyle dalmak
olur da
bir kez daha
gelirsin diye rüyama

***

aşkın şakası olmaz
çarpar maazallah
ters düz olursun
aşkla şaka olmaz

***

özlemek
ne güzel şey
özlenen bilmese de
özlendiğini

özlemek
güzel şey
her şey tamam da
bir de acıtmasa canımı

***

“Bir gülüşündür gençliğimi döndürdü yolundan”
Ve bir gülüşündür ömrüme ömür katan.

***

İki Kelime

***

Umut(?)

***

Kategori: Karaladıklarım

***

sadece bir rüya
ya da bi’ şaka
ve kapkara bir gece

***

herhangi bir zaman diliminde
herhangi bir yerde
sensizken
mutlu olmak mı
ne saçma

***

birkaç gündür uyuyamıyorum
sanırım sende kalmış uykularım
bir ara gelip alayım
olmaz mı
hem bahane olur
şey için
şey

***

“Ben sana gülüm derim”
Gül bozar ezeli sessizliğini:
Ne haddime!..

***

düşmesin saçlarıma aklar
senin yüzünden
düşsün saçlarıma aklar
lakin senle beraber
(N.Hikmet’e naziredir.)

***

“…Ümitsiz bir aşkın panzehiri ise nefrettir.” (P.Safa)
Sana olan nefretimi kelimelere dökmek ne büyük ahmaklık. (bir nazire)

***

sana dair
senin için
birkaç kelime söyleyesim gelir
sesin gelir aklıma
aklım gider

***

“Gözlerin gözlerime değince” diyor ya şair
Öyle kolay mı
O cesaret var mı ki
Değsin gözlerim gözlerine

“Gözlerin gözlerime değince”
Bir şeyler kopuyor içimden
Bir şeyleri kaybediyorum istemeden
Ya sevdam da kopuverirse içimden?..

***

O kara gözlerindir
Ömrüme ömür katan
Gülüşündür gecem gündüzüm
Gibisinden süslü laflar ederdim ama
Sevdaya bahane bulmak da ne

***

diyorsun ya
adımı söyleme de
ne dersen de
dünyanın o kadar dili
o kadar kelimesi var
hangisi sana yakışır
insaf!

***

Bir yağmur bu kadar mı güzel yağar?
Güneş ısıtır mı insanın ta içini
Ya rüzgarın şu hoş şarkısı?..
Ankara hep böyle, bu kadar güzel miydi?

***

Bırak, bari şehrinde nefes alayım

Madem ellerin ve gözlerinsizim.

***